30 Nisan 2013 Salı

...


Mesela öyle biri olmalı ki benim için, korumalı beni kollamalı. Üzüntümü anlamalı ben ağlıyorsam benimle ağlamalı. Benimle gülmeli. Kıskanmasın demiyorum ama dozunda olmalı. Dozunu da kaçırmamalı. Fazla boğmamalı. Çok sevmeli, hemde çok...
Çok uzaktaysak bile bir şekilde sesini duymalıyım. Bir şekilde iletişim halinde olmalıyız. Eğer korkuyorsak bir şeylerden ya da birbirimizi kaybetmekten sevgili olmasak da birlikte olsak yine de. Sevgili olanların halini de görüyoruz, bazen 1 ay bazen koskoca bir sene kayıp gidiyor ellerinden. Eee ne oldu şimdi? Koskoca göz yaşları. Boş üzüntüler... Kırılıp giden kalpler mi olmalı her zaman? Niye mutlu insanlar gibi olamıyoruz? Neden hep geçmişe takılıyoruz ki biz? Niye? 
  Üzülmeyelim bundan sonra. Böyle geçmesin günlerimiz, haftalarımız. Seviyorsak söyleyelim birbirimize ama çıkmayalım biz. Sevgili olayına girmeyelim. Girmeden takılalım. Sevgilim deme mesela. Prensesim, Meleğim, Hayatımın Anlamı de. Bunları söyle ama Sevgilim sözcüğünü kendine yasakla. Sevgililik bölgesine girmeyelim. Ama çok sevelim birbirimizi. Sadece farklı bir ilişki yaşayalım. Gerilimden, üzüntüden uzak olalım. Olmaz mı?

1 yorum: